Venedik, dünyada eşi ve benzeri bulunmayan nadir şehirlerden birisidir. Buraya uğrayan bir turist en azından aşağıdaki yerleri gezmelidir: |
15 Mart 2012 Perşembe
Venedik...
14 Mart 2012 Çarşamba
Kıbrıs...
Dört mevsim güneş aldığı için yaz sezonu oldukça uzun olan Kıbrıs’ın birçok noktasında denize girmek mümkün. Birbirinden güzel plajlarıyla farklı seçenekler sunan Kuzey Kıbrıs sahilleri, altın sarısı kumu ve berrak deniziyle misafirlerini bekliyor
Kuzey Kıbrıs sahillerinde, güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit’in doğduğu yer olarak geçen ‘Altın Kumsal’dan Caretta Caretta kaplumbağalarına evsahipliği yapan Alagadi’ye; eşsiz kumsalıyla büyüleyici bir atmosfer sunan Bafra’dan Girne’deki çıkarma koyuna kadar birçok farklı seçenek var.
Gelin şimdi antik çağlardan günümüze büyüleyiciliğini koruyan, tanrıçalardan prenseslere herkesin ilgisini çeken Kıbrıs plajlarını yakından tanıyalım.
Escape: Deniz, güneş, kum ve fazlası…
Escape Beach Club veya ‘Yavuz Çıkarma Plajı’, Girne’den Alsancak’a doğru giderken karşınıza çıkan, oldukça davetkar bir plaj. Her türlü konforu sunan Escape’in olanaklarından yararlanmak için giriş ücreti ödemeniz gerekiyor. İçeri girdikten sonra ister çimenlerin üzerindeki puflarda, ister kumsaldaki şezlonglarda güneşlenebilir, plajın hemen arkasındaki restoranda karnınızı doyurabilirsiniz. Özellikle Kıbrıslı gençlerin rağbet gösterdiği Escape, bir plajda deniz, güneş ve kumdan fazlasını arayanlara geniş seçenekler sunuyor. Scuba diving, kano veya deniz bisikleti gibi su sporları yapabileceğiniz Escape, yaz sezonunda bir hayli kalabalık oluyor. Bu küçük koyun hemen karşısındaki adacık, doğal bir dalga kıran vazifesi görüyor. Böylece plaj her daim süt liman kalıyor. Deniz ve güneş keyfine alternatif eğlence olanakları ekleyen Escape, Kuzey Kıbrıs’ın en popüler beachlerinden biri.
Palm Beach’te ‘savaş ve barış’
Liman kenti olması sebebiyle bir zamanlar Kıbrıs’ın en zengin şehri olan Mağusa, Shakespeare’in Othello’sunun geçtiği yer olarak da bilinir. Bu şehrin yanı başında bulunan Palm Beach plajı, bir yanında savaşın izlerini taşıyan hayalet bölge Kapalı Maraş, diğer yanında tatilcileri ağırlayan Bilfer Palm Beach Hotel ile sizi ‘savaş ve barış’ karmaşasına götürür. Kapalı Maraş sınırındaki plajda güneşlenirken, yanı başınızda 1974 yılında bombalanan ve tüm yıkıntılarına rağmen görkemle gök yüzüne uzanan binaları seyredebilirsiniz.
Palm Beach plajı şehir merkezinde olması sebebiyle, gündüzleri güneşlenenleri, geceleri de müzik ve dalga sesleriyle dans edenleri konuk eder. Bir yanı canlı ve kalabalık, diğer yanı terk edilmiş yalnız bir şehirle Palm Beach, Kuzey Kıbrıs’ın görülmeye değer plajları arasında.
Glapsides: Sualtının büyülü dünyası

Glapsides’te sunulan dalgıçlık imkânlarıyla sualtı dünyasının gizemini keşfedebilir, ilginç görüntülerin keyfini çıkarabilirsiniz. Plaj voleybolu turnuvalarının da yapıldığı plajda, Akdeniz’in büyülü maviliğinde kaybolabilirsiniz.
Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne sadece iki dakika uzaklıkta olan plaj, yılın her döneminde üniversite öğrencilerinin uğrak yeridir. Çevresinde kamp yapma imkânı da bulacağınız plajda, sabahın erken saatlerinde denizin size sunduğu çeşitli balık türlerini avlayarak öğlen mönünüze dahil edebilirsiniz.
Mağusa Boğazı: Önce deniz, sonra balık
Gazimağusa’nın yaklaşık 25 km. kuzeyindeki Mağusa Boğazı, adından da anlaşılacağı gibi Mağusa’yı Karpaz’a bağlayan bir boğaz geçidi. Lefkoşa tarafından havaalanına doğru giderken Geçitkale yoluna dönülerek ulaşılabilen Boğaz, özellikle balık restoranlarıyla ünlü.
Ulaşımın oldukça rahat olduğu Boğaz’da küçük bir balıkçı limanı ve yine küçük bir plaj bulunuyor. Bölgenin tek konaklanabilecek tesisi olan Boğaz Otel’in önünde yer alan plaj, yine otel tarafından işletiliyor. Oldukça berrak denizi ve incecik kumuyla dikkat çeken plajın önünde uçsuz bucaksız gibi görünen ve Lübnan kıyılarına kadar uzanan masmavi deniz yer alıyor.
Balıkçı limanıyla plaj arasında kalan bölgede yan yana sıralanan balık restoranlarında oldukça taze ve leziz deniz ürünleri yemek mümkün. İdeal bir Boğaz gezisi için sabah erkenden yola çıkıp kahvaltınızı burada yapmanızı ve denize girdikten sonra yine leziz deniz ürünlerinden tatmanızı öneririz.
Ulaşımın oldukça rahat olduğu Boğaz’da küçük bir balıkçı limanı ve yine küçük bir plaj bulunuyor. Bölgenin tek konaklanabilecek tesisi olan Boğaz Otel’in önünde yer alan plaj, yine otel tarafından işletiliyor. Oldukça berrak denizi ve incecik kumuyla dikkat çeken plajın önünde uçsuz bucaksız gibi görünen ve Lübnan kıyılarına kadar uzanan masmavi deniz yer alıyor.
Balıkçı limanıyla plaj arasında kalan bölgede yan yana sıralanan balık restoranlarında oldukça taze ve leziz deniz ürünleri yemek mümkün. İdeal bir Boğaz gezisi için sabah erkenden yola çıkıp kahvaltınızı burada yapmanızı ve denize girdikten sonra yine leziz deniz ürünlerinden tatmanızı öneririz.
Afrodit’i doğuran sahil: Altın Kumsal
Adanın en güzel plajı olarak bilinen Altın Kumsal, mitolojide aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in (Venüs) doğduğu yer olarak geçer. Efsaneye göre bir ilkbahar sabahı, kıpırtısız olan deniz birdenbire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlenir ve bu dalga ile birlikte bir deniz kabuğu üzerinde Afrodit kıyıya adım atar.
Altın Kumsal, hem dillere destan kumu hem de masmavi deniziyle bu söylenceye ve Afrodit’in güzelliğine layık bir plaj. Göz alabildiğine uzanan bu koyda gündoğumunu seyretmek ve sabah yürüyüşlerine çıkmak büyük bir keyif.
Dipkarpaz’dan Zafer Burnu’na giderken sağınızda kalan bu plaja ulaşmak için gözünüzü yol kenarındaki tabelalardan ayırmamanız gerek. Zira Altın Kumsal’ı gösteren tabela oldukça küçük ve yazıları zor okunduğu için kolayca gözden kaçırılabilir.
Ulaşımı çok rahat olmayan ve altyapı açısından sorunlar yaşayan plaj, yine bu sebeple olsa gerek, yüzlerce yıl el değmeden günümüze ulaşmayı başarmış. Kumsalda iki küçük pansiyon dışında neredeyse hiç yapılaşma yok. Doğayla başbaşa, eşsiz bir tatil için Altın Kumsal bulunmaz bir fırsat…
Altın Kumsal, hem dillere destan kumu hem de masmavi deniziyle bu söylenceye ve Afrodit’in güzelliğine layık bir plaj. Göz alabildiğine uzanan bu koyda gündoğumunu seyretmek ve sabah yürüyüşlerine çıkmak büyük bir keyif.
Dipkarpaz’dan Zafer Burnu’na giderken sağınızda kalan bu plaja ulaşmak için gözünüzü yol kenarındaki tabelalardan ayırmamanız gerek. Zira Altın Kumsal’ı gösteren tabela oldukça küçük ve yazıları zor okunduğu için kolayca gözden kaçırılabilir.
Ulaşımı çok rahat olmayan ve altyapı açısından sorunlar yaşayan plaj, yine bu sebeple olsa gerek, yüzlerce yıl el değmeden günümüze ulaşmayı başarmış. Kumsalda iki küçük pansiyon dışında neredeyse hiç yapılaşma yok. Doğayla başbaşa, eşsiz bir tatil için Altın Kumsal bulunmaz bir fırsat…
Acapulco: Beş yıldızlı deniz
Girne’nin birkaç kilometre doğusunda yeralan beş yıldızlı Acapulco Otel’in plajından yararlanmak için illa otelin müşterisi olmanız gerekmiyor. Giriş ücreti karşılığında faydalanabileceğiniz bu güzel plaj, Akdeniz güneşinin altında hareketli ve eğlenceli bir ortam vadediyor. Oldukça büyük bir açık yüzme havuzu bulunan Acapulco Beach, bu havuzu su kaydıraklarıyla zenginleştirmiş. Büyük havuzun çevresinde ufaklıklar ve elbette büyükler için göbek dansından su jimnastiğine kadar sayısız eğlence düzenleniyor. Plaj voleybolundan, tenis ve basketbola kadar birçok spor aktivitesi de cabası. Plajın zaman zaman büyüyen dalgaları sörf yapma olanağı da sunuyor. İncecik kumu ve uçsuz bucaksız mavilikleriyle Girne’nin yanıbaşındaki Acapulco, beş yıldızlı otel konforunu plaja taşıyor…
Camelot: Zengin bir deniz yaşamı
Gizemli ismiyle dikkat çeken Camelot, Girne yakınlarındaki Alsancak’ta, antik Lambousa kentinin göbeğinde yer alıyor. At nalı şeklinde bu tarihi koy, eskiden bir Roma balıkçı imiş. Dalgakıranın dinginleştirdiği sular, sakin ve güvenli yüzme keyfi sunarken, özellikle deniz yaşamının zenginleştiği kayalık dipleri, şnorkelle dalmak için ideal. Çeşitli motorlu su sporlarının da yapıldığı bu sahilde bungee-trampoline yapabilirsiniz. Şezlongların makul aralıklarla dizilmiş olması, Camelot’ta rahatça güneşlenmenize imkânı sağlıyor. Girne’de, özellikle turistlerin kalabalıklaştığı yaz aylarında böyle bir rahatlığı her yerde bulmanız zor. Koyun etkileyici peyzajına hakim restorandaki yemek çeşitliliği de damak tadına düşkün olanları sevindirecek.
12 Mart 2012 Pazartesi
Mykonos- Yunanistan
Yunanistan’ın en gözde, en çok rağbet edilen ve en pahalı adası Mykonos,sınırsız eğlenceleri ile bu yaz da ünlülerin ilk durağı olacağa benziyor. Geçen seneden kalan izlenimler bu yönde.
Dünya’nın en marjinal adası olarak bilinen Mykonos; denizi, eğlencesi, barları, sokakları, bembeyaz badanalı evleri, bengovilleri ile her yıl turist akınına uğruyor.
Sosyete ve sanat camiası Mykonos'ta
Mykonos’u tercih eden dünyaca ünlü isimlerin başında kuşkusuz Paris Hilton geliyor. Eğlenceye düşkünlüğü ile bilinen Hilton otellerinin varisi Paris Hilton, Mykonos’u her yıl ziyaret eden ünlülerin başında yer alıyor. Diğer Mykonos tutkunu ünlüler ise şöyle: Valentino, Jean Paul Gaultier, Dolce& Gabbana, Elizabeth Hurley, Mel Gibson, Sharon Stone, Ali Karacan, Ceyla Aysal, Eda Taşpınar, Helin Avşar, Volkan Demirel, Selçuk Şahin, Teoman, Demet Akalın.
Mykonos’taki en büyük yerleşim yeri olan Hora'da dünyaca ünlü markaların dükkanlarını bulabilirsiniz. Adanın en ünlü plajı olan Super Paradise eğlence tutkunlarının ilk tercihlerinden. Genellikle sosyetenin tercih ettiği diğer ünlü plaj da Namos plajı.
Mykonos’un diğer ünlü plajları ise; Psarou, Ornos, Paranga, Elia, Malalianos ve Tourlos.
Her yıl Dünya’nın her yerinden birçok turiste ev sahipliği yapan Mykonos Adası’nda Santa Marina, Sainth John ve Semeli 5 yıldızlı lüx otellerin başında geliyor. Eğlence adasının dört yıldızlı otellerinden bazıları ise Palladium Belvedere, Leto, Theoxenia, Neos Petinos.
Seul-Güney Kore
![]() |
Şu fotoğraf bile insanı kendisine çekiyor. |
Ülkemizdende birçok vatandaşımız Güney Kore aşığıdır. Hep gidip gezmek görmek ister ve dış ülke turizmi açısından gezilmesi görülmesi gereken öncelikli yerlerden birisi olarak nitelendirilen Seul gelin biraz yakından tanıyalım ve gitmeyi düşünelim.. Ne zaman gidilmeli? Seul yıl boyunca çok güzel, ne zaman gideceğinize karar vermek size kalmış. Sonbahar ayları (Eylül, Ekim, Kasım) turistlerin en çok tercih ettiği zamanlar, çünkü sonbaharda güzel havanın keyfini çıkarabiliyor ve dünyanın en güzel ormanlarında muhteşem renkler görebiliyorsunuz. Seul'da kışlar sert geçebiliyor, ve çoğu zaman karlı oluyor. Bahar başında (Şubat) başlayan kiraz mevsimini kaçırmamanızı tavsiye ederiz. Yazlar ise oldukça sıcak ve nemli olduğundan turistler açısından pek de çekici değildir. Seul'e yapacağınız seyahatin Koreliler'in yerel tatil zamanlarına denk gelmemesine dikkat edin, çünkü sokaklardaki ve toplu taşıma araçlarındaki binlerce insanla, dükkanlardaki çılgın kalabalıkla başa çıkamayabilirsiniz.
Kyongbokkung Sarayı'ndan sonra National Folk Museum'a uğrayabilir, Samch'ongdonggil'de gezebilirsiniz. Samch'ongdonggil'de geleneksel çay dükkanları ve sanat galerilerini bulabilir, çağdaş artistlerin eserlerini görebilirsiniz. Bugünkü saray hanedanının yaşadığı ve Seul'un en eski sarayı olan Ch'angdokkung Sarayı'nı yalnızca rehberli bir tur eşliğinde görebilirsiniz. Çok sıkı güvenlik önlemleri altında korunan bu sarayın içinde 32 hektarlık muhteşem bir Gizli Bahçe bulunuyor. Koreliler'in inancına gore Gizli Bahçe'de bulunan Pullomun kapısının altından geçenler sonsuza kadar genç kalıyor.
|
10 Mart 2012 Cumartesi
Ölüdeniz Fethiye.
Ölüdeniz, Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı bir beldedir. Ölüdeniz kumsalı yüzde seksen iki oyla 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir.
Belde, turizm açısından oldukça gelişmiştir. Likyalılarda ışık ve güneş diyarı, Ortaçağ'da "Uzak Diyar" olarak tanınır, Anadolu'nun güneybatısında yer alan Teke Yarımadası'da bulunur. Türkiye'de bulunan deniz kulağı (lagün) oluşumlarından biridir.
Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl niteliğindedir. En fırtınalı günlerde Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz'de sadece çırpıntılar meydana gelir.
Ancak durgun gibi gözüken Ölüdeniz, gözle görünmeyen üç nedenle kendini hemen her gün yenilemektedir. Bunlardan ilki, Ölüdeniz'de mevcut yoğun kaynak suyu çıkışları, dipte içeriden açıkdenize doğru bir akıntı yaratmaktadır. İkincisi, bu kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı açıkdenizden içeriye ve dışarıya devamlı bir sirkülasyon oluşmasıdır. Üçüncüsü ise gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır.
9 Mart 2012 Cuma
Bu Seferki Tatilim Nerede Olsun ?: Yalova'm
Bu Seferki Tatilim Nerede Olsun ?: Yalova'm: Yalova; hem konumuyla hem tarihiyle hem sahil kesimiyle hemde kaplıcalarıyla büyük ün kazanmış ülkemizin sayılı tatil yerlerindendir. Terma...
Yalova'm
Yalova; hem konumuyla hem tarihiyle hem sahil kesimiyle hemde kaplıcalarıyla büyük ün kazanmış ülkemizin sayılı tatil yerlerindendir. Termal ve Çınarcık ilçeleri turizm açısından bilinen en önemli yerleridir. İstanbul(Avrupa)- Yalova deniz otobüsü ile 1 saat 20 dakka. İstanbul(Anadolu)-Yalova deniz otobüsü ile 45 dakka mesafe uzaklıktadır. Kocaeli ilimizle 1 saat Bursa ile yine 1 saat uzaklıktadır... Tatil için düşünmeye değer bir yer emin olabilirsiniz.
![]() |
Termal fazla söze gerek yok zaten. |
![]() |
Çiftlikköy de eşsiz bir doğa harikası |
![]() |
Sakin rahat güzel bir deniz manzarasına kim hayır der ? |
![]() |
Plajlardan bir kare |
2 Mart 2012 Cuma
Amasra....
Arkdaşlar Amasra Bartın iline bağlı güzel bi sahil beldesi ve Türkiye'nin sayılı güzel yerlerindendir. Belki birçok kişi Bartını bilmez ama Amasrayı bilir. Sizlerde bu yaz gelmeye ne dersiniz ? ?
Blogumu açtım :)
Yeni blogum açıldı arkdaşlar yeni yılda tatil mekanlarımız özellikleriyle sizlerle olucak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)